logo

ANEMİ KADINLARDA DAHA ÇOK GÖRÜLÜYOR

20140827_161512

 

Kansızlık yani anemi hastalığının, dünyada kadınlarda görülme sıklığı yüzde 30-40, erkeklerde yaklaşık yüzde 20’lerde. Bu rahatsızlıklar arasında en çok görülen ise demir eksikliği anemisi olduğunu kaydeden Erzurum Özel Şifa Hastanesi Diyetisyeni Fatma Bal, bu rahatsızlığın anemi hastalarının yaklaşık yüzde 90’ında görüldüğünü söyledi. Aneminin sık görülen genel klinik bulguları; halsizlik, yorgunluk ve solukluk. Bal, ülkemizde demir yetmezliği anemisinin çok fazla görülmesinin nedenlerinin başında et tüketiminin az olması ve ete alternatif olan yiyeceklerin tüketilmemesinin gelmekte olduğunu kaydetti.

ANEMİ KADINLARDA YÜZDE 30-40, ERKEKLERDE YÜZDE 20

Erzurum Özel Şifa Hastanesi Diyetisyeni Fatma Bal, kansızlık olarak da bilinen aneminin, kandaki alyuvar sayısı ya da hemoglobin düzeyinin hastanın yaşı ve cinsiyetine göre olan normal değerinin altına düşmesi olarak açıkladı. Bal, başka bir ifadeyle anemi ya da kansızlığın, kanda kırmızı hücrelerin içinde bulunan ve oksijeni taşımakla görevli olan hemoglobin molekülünün miktarında azalma olması şeklinde özetledi. Hemoglobinin akciğerlerden dokulara oksijen taşımakla görevli olduğunu ifade eden Bal, ayrıca yapısında demiri bulunduran ve kana kırmızı rengini veren bir madde olduğunu söyledi. Vücutta yeterli sayıda alyuvar olmadığında ya da çok az hemoglobinin söz konusu olması halinde Bal, kanın vücudun tüm bölümlerine yeterince oksijeni taşıyamayacağını dile getirdi. Aneminin bir bulgu olduğunu belirten Bal, bu durumda önemli olan anemiye neden olan hastalık veya durumun ortaya çıkarılması ve tedavi edilmesi olarak ifade etti. Bal aneminin nedenlerini şu şekilde ifade etti. Bunlar; kemik iliğinin yeterince çalışmaması, kemik iliği yetmezliği, kronik böbrek yetmezliği, romatizmal hastalıklar, demir eksikliği, kurşun zehirlenmesi, vitamin B12 eksikliği, folik asit eksikliği gibi. Bu nedenlerin yanı sıra uygulanan tedaviden maksimum fayda sağlanabilmesi için anemi türünüzün doğru belirlenmesi gerektiğine değinen Bal, buna göre bir tedavi şeklinin seçilmesi gerektiğini kaydetti. Bal, anemi hastalığının dünyada kadınlarda görülme sıklığının yüzde 30-40, erkeklerde yaklaşık yüzde 20 olduğunu söyledi. Bu kansızlıklar arasında en çok görülen ise demir eksikliği anemisi olduğunu kaydeden Bal, bu rahatsızlığın anemi hastalarının yaklaşık yüzde 90’ında görüldüğüne değindi. Bal, en sık görülen beslenme yetersizliğinin vücuda yetersiz demir alımı olduğunu dile getirdi. Demirin kandaki hemoglobine bağlandığını söyleyen Bal, demirin oksijenin taşınmasına yardımcı olduğunu ifade etti. Demirin dünyada en çok karşılaşılan kansızlık çeşidi olduğuna dikkat çeken Bal, çocukluk ve ergenlik döneminde de sık karşılaşılan bir rahatsızlık olduğunu belirtti. Diyetisyen Fatma Bal, vücuda demir alımındaki eksiklikleri şöyle sıraladı. Bunlar ; Hamilelikte ve emzirme döneminde ihtiyacın artması, özellikle 0-2 yaş arasındaki bebeklerin ek gıdalara başlama döneminde anne sütünün ya da inek sütünün bebeğin ihtiyacını karşılayamaması,6.aydan sonra anne sütünün yanında demir ihtiyacını karşılayacak besinlerin (yumurta, et, pekmez ve kuru baklagillerin) geç başlanması veya hiç verilmemesi, ergenlik döneminde de demir ihtiyacının artması vb.

EKONOMİK DÜZEYİN YETERSİZLİĞİ DEMİR EKSİKLİĞİNE NEDEN OLABİLİYOR

Ekonomik düzeyin yetersizliği ve ailenin alım gücünün azalmasına bağlı beslenme yetersizliği sonucu da bu durum ortaya çıkabileceğini belirten Bal, uygulanan yanlış rejim, et yememek, hazır gıdalarla beslenmek de demir eksikliği anemisi nedenleri arasında yer aldığını söyledi. Bal, bazı hastalıklar sonucu demirin bağırsaklardan vücuda emilmesinin yetersiz olabileceğini ifade etti. Bal, bunun yanı sıra çay ve kahve tüketiminin fazla olması ve yemeklerle beraber tüketilmesinin de demir eksikliğine sebebiyet verebileceğini dile getirdi. Bal, aneminin sık görülen genel klinik bulgularını şöyle ifade etti. Bu bulgular; halsizlik, yorgunluk ve solukluk. Anemik bebekler huzursuzluk, iştahsızlık, yutma güçlüğü, ağlarken morarıp kalma ve gelişmelerinde duraklama, gerileme gibi belirtileri olabileceğini söyleyen Bal,  çocuklarda özellikle demir eksikliği anemisinde okul başarısında düşme, anlama ve algılama güçlüğü, zekâ düzeyinde azalma şeklinde görülebileceğini belirtti. Bal bunların yanı sıra; tırnakların kaşık şeklini alması, çatlaklar oluşması, çarpıntı hissi, baş ağrısı, sık enfeksiyon geçirme, yenmemesi gereken( toprak, sıva, buz gibi) maddeleri yeme isteği, iştahsızlık, tat alma duyusunda kayıp, dilde ağrı ve ağız kenarlarında yaralar şeklinde bulguların söz konusu olabileceğini ifade etti. Bal, demir eksikliği olan çocukların yürümesinin, oturmasının, konuşmasının geciktiğini söyledi.

HAYVANSAL BESİNLERDE DEMİR EMİLİMİ DAHA İYİ

Bal, anemiye yol açan demir eksikliğinde ya gerçekten yeterince demirin alınamadığına ya da alınsa bile bazı beslenme yanlışlıkları nedeniyle demirin emiliminde sorunlar yaşandığını ifade etti. Bal, proteinden zengin besinler özellikle sırasıyla sakatatlar, dana eti, koyun eti ve tavuk eti hem demirden zengin besinlerdir hem de içerdikleri demir emiliminin yüksek olduğunu kaydetti. Bal, etlerden başka iyi pişmiş olan kuru baklagiller, soya fasulyesi, yumurta, kuru meyveler ( özellikle kuru üzüm, kuru kayısı ), pekmez, yeşil sebzeler ( ıspanak ), fındık, fıstık, susam, tahin gibi yiyeceklerinde demir yönünden zengin olduğunu dile getirdi. Hayvansal kaynaklı besinlerin içerdiği demirin emiliminin daha iyi olduğunu kaydeden Bal, kuru baklagiller gibi bitkisel demir kaynağı besinlerin ise emiliminin daha zor olduğunu belirtti. Bal, ayrıca süt ve süt ürünleri demir bakımından fakir besin grubu olduğunu söyledi.

 YETERİNCE ET TÜKETİLMİYOR

Bal, ülkemizde demir yetmezliği anemisinin çok fazla görülmesinin nedenlerinin başında et tüketiminin az olması ve ete alternatif olan yiyeceklerin tüketilmemesinin gelmekte olduğunu kaydetti. C vitamini demir emilimini artırdığı için demirden zengin olan besinlerle C vitaminden zengin besinlerle birlikte tüketilmesinin gerektiğine dikkat çeken Bal,  mutlaka her yemekte C vitamininden zengin besinlere yer verilmesi gerektiğini belirtti. Posa miktarı yüksek olan besinlerin(Kepekli un, kepekli ekmek) fazla miktarda tüketimi demirin vücuttan atımını hızlandırdığını söyleyen Bal, bu yüzden diyetteki posa miktarını çok dengeli tutmak ve aşırıya kaçmamak gerektiğini ifade etti. Çay, kahve içindeki tanenler demir emilimini azaltan faktörler olduğunu dile getiren Bal, yemekten hemen sonra çay, kahve içilmemesi gerektiği konusunda uyarıda bulundu. Mayalı ekmek tüketimi demirin emilimini artırdığı için tüketilmesi gerektiğini belirten Bal, mayasız ekmek olarak bilinen yufka veya lavaş ekmeği demir emilimini azatlığına dikkat çekti. Bal, temiz su kullanılması, aşılama programlarına uyulmalı, gelişigüzel fazla miktarda aspirin kullanılmaması konusunda uyardı.

TEMİZLİĞE DİKKAT

Temizliğe dikkat edilmesi konusunda bilgilendiren Bal, enfeksiyon ve parazit hastalıkların ise kontrol altına alınması gerektiğini ifade etti. Bağırsak parazitleri yiyeceklerle alınan demire ortak olmak suretiyle kişilerin ihtiyacı olan demirin emilimi azaltır ve eksikliğine yol açabileceğine değinen Bal, mutlaka tedavi edilmesi gereken bir durum olduğunu kaydetti. Demir eksikliği anemisinin diğer nedeni, gereksinimin artmasına karşın vücuda alınan demirin yetersiz kalması olduğunu söyleyen Bal, gebelik ve emziklilik döneminde, ergenlik döneminde, kadınlarda adet döneminden sonra, büyüme çağındaki çocuklarda, demir ihtiyacının fazla olduğunu vurguladı.

 

 

Share
#

SENDE YORUM YAZ

4+1 = ?

bahis siteleri gaziantep escort