logo

DEMOKRASİ MÜCADELESİ VE DADAŞLIK RUHU…


Gamze İspirli
gamzeispirli@hotmail.com

 

15 Temmuz darbe girişiminden sonra, Türk milleti önemli bir sınavı yüzünün akıyla geçti.

Darbe girişimde bulunan, bir grup terörist ruhlu vatan hainin çirkin emelleri amacına ulaşamadı…

Darbe büyük bir insanlık suçu ve en büyük insan hakları ihlalidir, demokrasiye, ekonomiye, siyasete, düşünce özgürlüğüne, inançlara, çok sesliliğe, yaşam hakkına, kısacası güzel olan herşeye  darbe vurmaktır.

Söz konusu kalkışmayla,  bir grup sözde asker namlusunu milletine çevirmiş, Türkiye Büyük Millet Meclisini bombalamıştır.

Bunun adı alçaklık ve vatan hainliğidir, dış güçlerin kötü amellerini yerine getirerek,  onların misyoneri olmaktır.

Görevini hakkıyla yapan askerlerimizi bu nitelendirmemiz dışında tutmalı, hainlerin amacına ulaşmasına izin vermemeliyiz,   çünkü askerlik bizim toplumumuzda kutsal bir görevdir,  askerlerin kaldığı kışla peygamber ocağı olarak nitelendirilir…

Dini ve toplumsal açıdan askerin yeri önemlidir. Bunun için askerlerimiz vatani görevlerini yapmaya davul zurna ile uğurlanır..

Bu hassas dönemde, bu ayrımı çok iyi yapabilmeliyiz…

2003 yılında FETÖ terör örgütüne yönelik önemli bir yazı kaleme almıştım.

İnternet medyasının çok etkili olmadığı bir dönemde günlük yayımlanan Erzurum Gazetesin’deydi köşe yazım.

O yıllar cemaate giden kaynağın nereye gittiğini sorgulamış, kermeslere giden finansal desteklerin hesabının sorulmadığından bahsetmiştim.

Çok ama çok tepki almıştım, o yıllar…

Gazeteden atılmamı  isteyenler, gazeteye olumsuz yorum yazanlar…

Telefonlarla sitemlerini dile getirenler…

Tam bir infazın ortasındaydım.

Birgün bu konudaki haklılığımın anlaşacağını biliyordum.

Gazetecilik eleştiri ve aykırılık olmadan yapılanmayan bir meslek dalıdır.

Olaylara herkesten farkı bakarsınız, bu konudaki ileri görüşlülük  sizi diğer meskleklerden üstün kılar.

Okurlarım doğruluğuna inandığım konuları çekinmeden yazdığımıda çok iyi bilirler…

Hiç mi hiç aklım ermiyordu, ilkokulu mezunu, ne ifade ettiği anlaşılmayan  sözde din görevlisi  Gülen’in arkasında giden sözüm ona profesörlere, akademisyenlere, bürokratlara…

Üniversite yıllarında cemaatlerde yer alanlara ayrıcalık yapılmasına rağmen,  bu işleri asla tasvip etmiyordum..

Hoşgörüden yana olan İslam dininde en önemli rehberin peygamberimiz ve Kuranı Kerim olduğuna inanlardanım, cemaatler ve tarikatlar insanları ötekileştirmekten  öteye gitmediğini ve rant kaynağı olduğunu son günlerde yaşanan olaylar özetliyor.

O senin cemaatin,  bu benim mensup olduğum  tarikat diye bir kutuplaşma , çözümü olmayanlar sorunlar oluşturuyor.

Sınav sorularını çalarak  bürokrat olanlar, halkın dini duygularını istismar ederek, para toplayıp, bu kaynağı devletin yok olması için kullananları nitelendirmek için sıfat bulamıyorum…

Şimdilerde bu sütunlarda sizlerle çok fazla buluşamasakta, yazılarımı takip edenler çizgimden ve doğrulardan ödün vermediğimi çok iyi  bilirler…

FETÖ terör örgütü yazdığımız için  hakaret şeklinde yorumlarla muhatap olduk, 15 Temmuz öncesi…

Bayrak sevgisi, vatana ve millete bağlılık, memleket sevdası  en önemli misyonum oldu hep …

Bu vatan hepimizin, görüşümüz ne olursa olsun vatanımızı korumak hepimizin ortak görevi olmalı..

Milli mücadele kenti Erzurum, vatan hainlere en güzel dersi verdi.

Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın  sağduyulu bir şekilde halkı sokaklara çağırması, önemli bir unsur oldu darbenin önlenmesinde.

Bu çağrıyı en etkili bir şekilde  duyuran mensubu olduğum, Türk medyası bu süreçte alkışlanacak bir başarı sergiledi, süreçten yüzünün akıyla çıktı…

Cumhurbaşkanımızın  çağrısı sonrası, 7 den 70’e herkes, tüm siyasi görüşlerden halk Cumhuriyet Caddesinde birlik  içinde oldular, cumhuriyetin temellerinin atıldığı kentte,  milli mücadele ruhu yeniden canlandı..

Dadaşın onurlu duruşunun adıydı bu portre…

23 Temmuz Erzurum’un kongresinin 97. yılında kaleme aldığım bu sütunlar,  tarih yazan bir kentin kongresinin  kutlu haykırışının adıdır.

97 yıl önce yaşanan ve sadece bir kaç kentte yapılan kongrelerden birinin Erzurum’da yapılması, dadaşlık kavramının ne olduğunu özetliyor.

Büyük devlet adamı Gazi Mustafa Kemal Atatürk , Erzurum’u çok önemsediği için milli mücadele  kongrelerinden birini bu şehirde yapması tesadüf değildir…

Vatanseverliğin adıdır Erzurum, hainlerin korkulu rüyasıdır…

Dadaşın anası cephedeki  Nenehatundur,  Cumhuriyet Caddesinde demokrasi için nöbet tutar, gerekirse vatan için siper eder kendini …

Bu tablodan çıkan sonuç bu vatanı kimsenin bölemeyeceği,  Türkiye Cumhuriyetinin ilelebet yaşayacağı ve  egemenliğin kayıtsız şartsız milletin oluşudur…

Share
#

SENDE YORUM YAZ

10+8 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • HALKIN BÜROKRATI OLMAK…

    26 Şubat 2021 Erzurum, Tüm Manşetler, yazarlar

        Yıllardır bu şehirde gazetecilik yapıyorum, birçok bürokratı yakından takip ederek, haber yapma imkânım oldu. Kent siyaset ve ekonomisini iyi bilenlerdenim. Yıllarca gerek gazetelerden, gerek televizyondan takipçilerime ulaşma şansım oldu. Kentin sorunları kendi sorunum oldu. Bürokratlarla uzun uzun söyleşiler yaparak,  kentin sorunlarını analiz ettim. Birçok vali, kaymakam ve siyasetçinin haberini yapma imkânı buldum. Kentte vatandaşla iç içe her fırsatta onun yanında olan, kahvehanede, caddede,  egosuz, kor...
  • HER YERDE KAR VAR…

    25 Şubat 2021 yazarlar

    Bu yıl birazda özlemle bekledik karın yağmasını. Özellikle bazı büyükşehirlerimiziniçme suyu barajlarındaki düşük su seviyesinin alarm vermesi ve her geçen yıl bir önceki yıla kıyasla kuraklık riskinin artması bu özlemin en önemli nedeni.Bir çok bilimsel faydası bir yana halk nazarında kar demek bereket demektir aslında. İnşallah bundan sonraki gün ve aylarda mevsim normallerine uygun yağışlar gerçekleşir. Nimet olan kar bazen Beyaz Kâbus olabiliyor. Özellikle çocukluk yıllarımdaki yağan karı hatırlayınca; kapanan yollar, haftalarca süren bac...
  • KEŞKE BU YIL GELMESE…

    18 Şubat 2021 yazarlar

    Geçen yıl Temmuz aylarında İstanbul’dan  misafirim geldi. Misafirim dediysem yeğenim. Geldiği gün cuma günü akşamına denk gelmişti. Cumartesi-pazar genelde akrabalar bir araya geldiğimiz için yeğenimle ilgilenme konusunda bana pek iş düşmemişti. Ancak pazartesi olunca yakınlarımız işleriyle meşgul olmak durumundaydılar. Kahvaltı yaptıktan sonra dışarı çıktık arabayla bir iki tur şehrin belirli noktalarına attıktan sonra yeğenim dayı ben böyle pek tadını alamıyorum arabayla, Birlikte gezme imkanımız olmaz mı diye mahcup bir şekilde soru sordu...
  • Engelli ve Toplum

    18 Şubat 2021 Tüm Manşetler, yazarlar

    Bugün pandemi dolayısıyla insanlık imtihan sürecinden geçiyor. Bir kişinin sağlığındaki olumsuz bir durum tüm dünyayı etkileyebiliyor. Bir kişinin sorunu insanlığın sorunu haline geliyor. Ve çözüm için tüm insanlık seferber olmuş virüsün kökünü kazımak adına imkanlarını kullanıyor. Aslında seferber olunmasında asıl etken sıra bana geliyor kaygısı olsa gerek. Yoksa olmadık bahanelerle ortaya çıkan savaş ve terörle birbirini yiyen insanlık bir virüs yüzünden ortak hareket etmelerinin başka bir izahı yok kanaatimce. Bir çok toplumsal sorunda in...
bahis siteleri Betboo giriş