logo

SURİYELİLERİ VATANDAŞ YAPALIM MI?


Abdurrahman Zeynal
abdurrahmanzeynal@hotmail.com

1918 yılına kadar vatan toprağı olan eskilerin tabiriyle Cebeli Lübnan ve Bilad-ı Şam elden çıkmış Mondros Ateşkes Anlaşması ile elimizden tamamen çıkmıştı.

Fransızlar 2. Dünya Savaşının sonlarına kadar bölgeye hakim olmuşlar ve o günkü şartlar gereğince bölgeden ayrılmışlardı. Fakat giderken sinir uçlarını muhafaza ederek ayrılmışlar etnik, mezhepsel ve din faktörlerinin iç içe geçtiği bir yapı oluşturmuşlardı.

2010 yılına kadar bölgede özellikle Lübnan’da başlayan çatışmalar dini ve mezhepsel olmasına karşılık Suriye meselesi gibi uzun süreli olmamıştı. Beş yıldır binlerce insanın ölmesine, milyonlarca insanın yerinden yurdundan edilmesine sebep olan olaylar zinciri ne yazık ki gözümüzün önünde cereyan etmişti.

Suriyeliler Lübnan’ Ürdün ve özellikle ülkemize göç etmek zorunda kalmışlardı. Aslında bu başata ABD olmak üzere, İsrail, İngiliz, Fransız, Alman ve Rusların  istediği, beklediği ve fırsat kolladığı  bir olaydı.

Bölge dışı aktörler özellikle Kerkük Petrollerini daha iyi kontrol edebilmek ve İsrail’in güvenliğini sağlayabilmek için tezgahlarını kurmuşlar ve maalesef Türkiye’yi bu tuzağa “Yeni Osmanlıcılık” adı altında  sonu olmayan bir kuyuya atmışlardı.

Amaç Türklerden, Sünni Araplardan arındırılmış, Kürtler ile iskan edilmiş, batının kontrolündeki sözde bir Kürt federasyonu oluşturup emperyal çıkarlarını devam ettirmekti. Bunda başarılı oldular.

PYD,YPG, PKK, Barzani aracılığıyla Türkiye’nin güney sınırlarında tam bir etnik temizlik yaptırmışlar ve  bölgeyi Kürtlerle donatmışlardır, böyle giderse bölgede tam bir etnik temizlik sağlanacaktır.

O halde emperyalistlerin bu oyunlarını boşa çıkarmanın tek çıkar yolu, etnik temizliğin akamete uğratılması ile olacaktır. Bunun yolu Suriyelilere “Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığı” vermek değil bir an önce Suriye’nin devlet yapısının yeniden düzenlenerek meşru yönetimin ülkeye hakim olmasını sağlamak ve mültecilerin vatanlarına dönmelerini temin etmekle olur.

Ancak bu yapılırsa Salih Müslim gibilerin, ABD ve yandaşlarının oyunu bozulur. Aksi halde Bölgeye ve Türkiye’ye ileride çok faturalar çıkartılabilir.

Bu böyle  biline. Bu nedenle Suriyeliler asla vatandaşlık verilmemeli. Ancak bu karar Yüz yıl sonrasına yönelik planlamanın akamete uğratılmasını sağlar.

Bu işte ben yaptım oldu demekle, duygusal düşünmekle asla çözülmez.

Mesele stratejik ve  planlı bir olaydır. Lütfen batının hazırladığı bu tuzağa düşmeyelim.

Bu meseleyi hükümet-muhalefet anlayışından uzak asklı selim dairesinde değerlendirelim

Share
#

SENDE YORUM YAZ

2+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • MİLLİ EGEMENLİK VE 23 NİSAN COŞKUSU

    23 Nisan 2020 Tüm Manşetler, yazarlar

    Tarihçi Kübra ÖZDEMİR’in yazısı Bugün günlerden  23 Nisan. Bundan tam yüz yıl önce’’ Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’’ sözü ile  milletegemenliğine dayalı  Türk  Devleti’nin  kuruluşu ve kurtuluşunun  temelleri atılmıştır. Meclisin açılışında  öncü rol oynayan Mustafa Kemal  19 mayıs 1919 da samsun ‘a  ayak basarak ulusal Kurtuluş Savaşı’nı başlatmış, Erzurum ve Sivas kongrelerinde alınan kararlar ile  ulus egemenliğinin yine ulusun sağlayacağını ortaya koymuştur. ‘ Tek bir egemenlik vardır  o da ulus egemenliğidir ‘ anlayışıyl...
  • MİLLİ MÜCADELE KENTİNİN GURUR GÜNÜ

    07 Nisan 2020 yazarlar

    TARİHÇİ KÜBRA ÖZDEMİR’İN YAZISI   Türk tarihinde önemli bir yer edinen dadaşlar diyarı Erzurum 1. Dünya savaşı sırasında çok büyük acılara sahne olmuştur.  Bu süreçte insanlık tarihinde eşine rastlanılmayan vahşet ve katliama karşı milli bir şuur oluşmuş ve Erzurum kahramanlık destanı yazmıştır. Hınçak Taşlak Ermeni çetelerinin katliamına rağmen Erzurum halkı vatan, millet, bayrak sevgisini kaybetmemiş yaşlısı,  genci,  kadını,  erkeği,  milli birlik ve beraberlik anlayışıyla mücadelesini sürdürmüştür. 1917 yılında Rusya da...
  • ÇANAKKALE DESTANI

    07 Nisan 2020 yazarlar

    TARİHÇİ KÜBRA ÖZDEMİR’İN YAZISI…. Çanakkale içinde aynalı çarşı Ana    ben   gidiyom   düşmana  karşı Of  gençliğim eyvah… Şair   bu   dizelerle  anlatıyor,   Çanakkale destanının ne kadar anlam yüklü  olduğunu  ve kelimelerin  kifayesiz kaldığını. Tarihin  en büyük ve gerçek  savaşlarından  birisidir  Çanakkale .  Kürdü ,  Türk’ü,  Lazı,   çerkezi   vatanın kurtarılması  için tek yürekti. 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 105’inci yıl dönümünde kefensiz yatan kahramanlarımızı kaleme almak istiyorum…. ...
  • DALGALANDIMDA DURULDUM!

    30 Ekim 2019 Erzurum, Tüm Manşetler, yazarlar

      Cırcır konuşan bir Çinliyi dinleyerek Çince öğrenebilir mi insan. Hayatımı ve anılarımı montajlama hevesi içinde değilim.. Pişmanlıklarımı da; arkeolojik kazı yaparak çıkarmanın bana bir faydası, hatalarımdan ders çıkarmak olmasıdır. Her insan hayatının bir karışık kasedi vardır. Bu karışık kasette yıllarca siyaseti önlü arkalı çalıp dinledim. Çok geçte olsa dinlemeyi bırakmayı başardım.. Mutluluğum,cezvelerden kabarıp kabarıp boşalıyor fincanlara, höpürdete höpürdete yudumluyorum sabah kahvemi, elimde si...
bahis siteleri