logo

Türk soykırım yapmaz…


Osman Nuri Toraman
osmannuri@hotmail.com

 

Ermeniler yıllardır Türklerin kendilerine soykırım yaptığını iddia eder dururlar.
Her yıl 24 nisan geldiğinde dünyayı ayağa kaldırır ve bu günü “soykırımı günü” olarak tüm Dünya’da anarlar.
Peki nedir bu 24 Nisan tarihi..?
Tehcirle alakası var mıdır bu günün..?
Önce buna bakalım.
24 Nisan gününü Kısaca hatırlayalım.
Olay şudur;
Ermeni isyanları artmaya başlayınca,
24 Nisan 1915 tarihinde,
Ermeni komiteleri kapatılarak,
2.345 Ermeni,
‘Devlet aleyhine faaliyette bulunmak’ suçundan tutuklanmıştır…
Ermenilerin her yıl “ulusal anma günü” olarak adlandırdığı günün,
Yani 24 Nisan’ın TEHCİR’le alakası yoktur.
Çünkü;
TEHCİR KANUNU (Sevk ve İskan kanunu);
27 Mayıs 1915’te çıkarılmıştır.
Dönemin resmi gazetesi,
Takvim-i Vekayi’de,
1 Haziran 1915 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe girmiştir…
1.Dünya savaşı tüm hızıyla sürerken,
Osmanlı Devleti Ermeni komitacılarının Devlet aleyhine faaliyetlerinden ve Ermeni çetelerinin saldırılarından dolayı cephe gerisini sağlama almak maksadıyla, doğru bir kararla Doğu Anadolu’da yaşamakta olan Ermenileri daha güneye, Suriye ve Şam’a sevk kararı almıştır.
Bu sevk sürecinde Ermeni kayıpları olmuştur.
Trajediler yaşanmıştır.
Ancak;
Buna asla soykırım denilemez.
Bu dönemde asıl soykırım, katliam, mezalim ve zulmü Müslüman Türk ahali, dahası Erzurumlular görmüştür.
Bu durum belgelerle ispatlıdır.
Erzurumlunun gördüğü mezalimi, zulüm ve katliamı anlatmak için birkaç örnek vermek isterim.
Ermenilerin acımasız işgal ve katliamına son vererek.
Erzurum’u kurtaran Kazım Karabekir,
12 mart sabahını şöyle anlatıyordu;
Erzurum’da halk, gözyaşları içinde kimi babasını, kimi kardeşini, yakılmış yada süngülenmiş buluyor, saçlarını yoluyordu.
Sokaklarda canlılıktan bir iz bile kalmamıştı. Yerlerde çocuk, kadın ve yaşlılar kanlar içinde yatıyordu…”
Ermeni çetelerinin yalnız son gece.
Yani,
11-12 Mart 1918 gecesi.
3.000 Müslüman Türk’ü öldürdüklerini, Erzurum Rus 2.Topçu kale komutanı Yarbay Twerdo Khlebov anılarında yazmıştır…
Erzurumlular,
Tahtacılar semtinde Osman Ağa ve Mürsel Paşa konaklarına doldurulup yakılmış ve katledilmiştir.
ERMENİ MEZALİMİNDEN kurtarıldığında resmi belgelere göre,
Erzurum’da 9.563 yerli Türk ahali, Taşnak Ermeni çeteleri tarafından Şehit edilmiştir…
Erzurum;
16 şubat 1916 yılında Ruslar tarafından işgal edildi.
Ruslar,
20 Ekim 1917 Bolşevik ihtilalinden hemen sonra, Doğu Anadolu’yla birlikte Erzurum’dan da çekildiler.
Bu çekilmeyle beraber Ruslar, Erzurumluları tam 5 ay boyunca Ermeni çetelerinin insafına terk ettiler.
Bu dönemde.
Çetelerin Mezalim ve Katliamına uğrayan bazı yerler;
Tercan, Aşkale, Ilıca, Erzurum, İspir, Hasankale ve Horasan’dır.
7 Temmuz 1993 tarihinde, Hasankale’nin TIMAR köyü’nde Atatürk Üniversitesi tarafından yapılan kazılarda;
Ermeni çetelerinin,
Aha, Kolbulan,Tizgi ve Serçeme gibi köylerden toplayıp katlettiği,
Çoğu kadın ve çocuklardan oluşan tam 350 kişinin toplu mezarına ulaşılmıştır…
Yine;
Amerikalı Prof.Dr. Justin Mc.Cartye göre ise, gerçek soykırım Türklere uygulanmıştır.
Çünkü;
Erzurum Müslüman Türk ahalisinin ‰20’den fazlası Ermeni çeteleri tarafından katledilmiştir.
Tüm bu bilgiler ışığında.
Erzurum ve Erzurum’un Müslüman Türk halkının nasıl bir zulme, mezalim ve katliama uğradığı daha net anlaşılmaktadır.
Bu anlamda Mart ayı.
Erzurumluların geçmişte yaşadığı bu zulüm günlerinin hatırlanması, unutulmaması anlamında önemli bir aydır.
Her yıl Mart ayında Türkiye’nin dört bir yanında derneklerimiz,
Erzurum’da da Devlet, anma geceleri, etkinlikleri yapar.
Bu gecelerin, etkinliklerin ismi;
’Erzurum’un Düşman İşgalinden Kurtuluş Günü’dür.
Bu isme hep karşı çıktım.
Çünkü;
Erzurum ve ilçeleri bana göre düşman işgalinden değil;
ERMENİ MEZALİMİNDEN kurtulmuştur.
Çünkü;
Kazım Karabekir Erzurum’a girdiğinde Ruslar yoktu.
Katliam yapan Ermeni çeteleri vardı.
Ben diyorum ki,
Ermenistan’ın başkenti Erivan’da ‘Soykırım Anıtı’ var.
Erzurum ve bu mezalimi yaşayan ilçelerde de ERMENİ MEZALİMİ ANITLARI olmalıdır.
Bu anıtlar yapılmalıdır.
Ayrıca;
Her yıl yapılan bu anma etkinliklerinin adı da;
’ERZURUM’UN ERMENI MEZALIMINDEN KURTULUŞ GÜNÜ’ olmalıdır..!

Son Söz;
Türk soykırım yapmaz….

Share
#

SENDE YORUM YAZ

5+1 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • BAYRAMLARA SIĞDIRILAN MUTLULUK…

    13 Haziran 2018 Erzurum, Tüm Manşetler, yazarlar

    Yine bir bayram arifesini yaşıyoruz… Bayram hakkında söylenecek ve yazılacak çok şey var belki;  bu açıdan bir yazar için bayram yazısı kaleme almak çokta değildir.   Bayram yazısı yazmak, mutluluğu anlatmaya çalışmaktır aslında… O anki ruh haliniz ne olursa olsun, görecelilik arz eden mutluluğu yazmaya çalışırsınız... Bayram, umuttur,  kavuşmaktır, dayanışmadır, özlemlerin giderilmesidir,  şeker tadında yaşamaktır hayatı... Kısacası olumlu olan tüm duyguları çağrıştırır bayramlar... Birçok kişi bayramı anlatırken, geçmişe...
  • APOLET

    07 Haziran 2018 Tüm Manşetler, yazarlar

    Apolet... Bu konu herkesin gündeminde. Bir kesim arkadaşım bu konuda askerine sahip çıkıyor. Tebrik ediyorum. Bende onlar gibi askerin yanındayım. Amma. Benim o arkadaşlarımdan bir farkım var. Ben hep askerin yanında oldum. Destek verdim. 'Askere düşmanlık, düşmana askerliktir..' dedim. İlkeli davrandım. Duruma göre tavır değiştirmedim... Ergenekon. Balyoz. Askeri casusluk. 15 Temmuz gibi olaylarda herkes asker düşmanıyken. Ağzına geleni söylerken. Ben askerden yana tavır aldım. Bu tavrım nedeyle de. Bu arkadaşlar tarafın...
  • Faiz…

    04 Haziran 2018 Erzurum, Tüm Manşetler, yazarlar

    MEHMET NURİ TORAMAN Para arz ve talebinin bir fonksiyonudur. Para arzı artarsa faiz düşer, tersi durumda yükselir. Merkez Bankaları da faizi kullanarak arz ve talebi kontrol etmeye çalışır. Uzun vadeli faizler de. Mali piyasadaki fon arz ve talebinin bir sonucudur. Fon talep edenlerin başında devlet hazinesi geldiğinden. Uzun vadeli faizleri belirleyen olgu. Kamu dengesidir… Faiz nasıl düşer.? Bütçe fazlası verirsiniz. Borçlanma ihtiyacını azaltırsınız. Borç stokunu küçültürsünüz. Faizi düşürürsünü...
  • SESSİZ ÇIĞLIK…

    30 Mayıs 2018 Erzurum, Tüm Manşetler, yazarlar

    Gamze İSPİRLİ Fırtınalı yüreğimde kimler ölmedi ki;  kentin sokaklarında yalnızlığımla yürürken, ruhum ağıtlar yakar,  herkesten habersiz… Bir yanım harabe gibi sessiz ve yalnız, diğer yanım kalabalık bir kentin en işlek yeri... Oysa ne çok isterdim ruhumun hak ettiklerini hissetmesini... Tezatlar silsilesinde yürürken,  umutlar çığlıkta, yüreğim yapayalnız… Sahte dostlarım, bencil  pazarlıklı ve çıkarcı yaklaşımlar, aslında hiç tanıyamadıklarım, yanımda olduğu halde kalben kilometrelerce uzağımda olanlar,  yalnızlığı çok sevdirdi b...