logo

istanbul escort

porno izle porno indir sikiş izle

istanbul escort

VEFASIZLIK BÖYLE BİR ŞEY !


Erdal Güzel
erdalguzel@hotmail.com

 

Anadolu coğrafyasında kültürel değerlerin en fazla korunduğu ve yaşatıldığı illerin başında Erzurum gelmiş olsa da son yıllarda yaşadığımız kültürel erozyonlar nedeniyle bu değerlerin muhafazası konusunda bir takım zaaflarımızın olduğunu söyleyebiliriz.
Şehrin ekonomik yapısı ve coğrafi şartlarının ağır olması münasebetiyle yaşanan göçün kültürel erozyonun en önemli sebeplerinden biri olduğu şüphesizdir.
Siyasetin ayrıştırıcı üslubu, kavramların içinin boşaltılıp hafifletilmesi, ötekileştirme çirkinliği ,güçlünün yanında görünme hastalığı gibi bir takım nedenler de toplumsal kültürün tuğlalarını düşüren faktörlerdir.
Uzun yılların birikimi ve aktarımı olan bazı değerlerin yıpratılması nedeniyle, Erzurum kültürüne yakışmayan görüntülerin ortaya çıkması , son yıllarda gördüğümüz bir durumdur.
Bilindiği üzere Erzurum kültüründe, ölüm ve cenaze geleneğinin özel bir yeri vardır.
Cenaze harcının bir kişi tarafından sahiplenilmesi, taziye için komşunun evini üç gün açması, acının paylaşılması , cenazenin yıkanmasında, cenaze namazında ve defin sırasında bulunulması, kapı önünde ve evde taziyet verilmesi, ,cenaze evine yemek götürülmesi ,bayramlarda taziye evlerine ziyaret gibi adetler gerçekten gıpta edilecek insani yaklaşımlardır.
Bu matem gününde ufak tefek kırgınlıkların unutulması ve helalliklerin verilmesi de erdemli davranışların en güzel örneğidir.
Son zamanlarda herkesin gıpta ile bahsettiği bu adetlerimizde bir takım zaafların olduğu gözden kaçmamaktadır.
Siyasi ve parasal gücü olanlarla, makam sahiplerinin cenazelerindeki kalabalıklar, konuyla ilgili endişelerin net bir ifadesidir. Üzülerek itiraf etmek gerekir ki bu durumu teyit eden sahnelere azda olsa tanık olmaktayız.
Diyanet işleri eski başkanı Mehmet Nuri Yılmaz Hoca’nın geçen hafta vefat eden kayınvalidesinin cenazesindeki görüntüler, bu olumsuz durumun en somut örneklerinden biriydi.
Erzurum’un yetiştirdiği önemli şahsiyetlerden biri olan Mehmet Nuri Yılmaz, on bir yıl gibi uzun bir süre Diyanet İşleri Başkanlığı görevini yürütmüş, birikimli ve aydın bir din adamıdır.
Emekli olduktan sonra Erzurum da ev alıp ,yılın büyük bir kısmını şehrinde geçiren M.Nuri Hoca’nın iyi bir Erzurum sevdalısı olduğu herkesim tarafından bilinmektedir.
Uzun yıllar, üst görevlerde bulunmuş ve geniş bir çevresi olan M.Nuri Yılmaz Hoca’nın kayın validesinin cenazesinde bir avuç insanın olması, oldukça düşündürücü ve Erzurum kültürüne yakışmayan bir tabloydu.
Cenazede, siyasetçilerden, diyanetten ve bürokrasiden kimselerin olmaması, toplumun sosyal yapısını ve psikolojisini ortaya koyan net bir fotoğraftı.
Eğer ,M.Nuri Yılmaz Hoca görevinin başında olmuş olsaydı, Narmanlı Cami’nin bahçesinde yer bulunmayacağını ,ön safı kapmak ve görüntüye girmek için önemlilerin bir birleriyle omuz omuza saf tutacağını hepimiz tahmin etmekteyiz.
Siyasetin safları belirlediği, güce tapınmanın alışkanlık haline geldiği bu çelişkili tutumlar Erzurum kültüründe alışık olmadığımız tutarsızlıklardır.
Yıllar önce Aşık Reyhani bu vefasız görüntüleri ” Bir ölünün cemaati az ise mutlak parası yok ,harçlığı kısa/ Bir ölünün cemaati çok ise, ölen insan değil ölen paradır para/Fakiri bilirim lafta bulunur/korkusundan hep hilafta bulunur /Camide de arka safta bulunur/İmamın sağında kılan paradır para ” dizeleri ile özetlemişti.
Erzurum’a kazandırdığı Dini Yüksek İhtisas Merkezi’nden M.Nuri Yılmaz Hoca’nın isminin kaldırılması ve cenazedeki katılım ,ahde vefa konusundaki bakış açısını gösteren üzücü bir durumdur.
Türk- İslâm kültüründe vefa önemli bir kavramdır ve bu kavramı Hz. Peygamberimiz “ahde vefası olmayanın dini yoktur “ diye ifade etmektedir.
Toplumların ayakta durabilmeleri kendilerini yaşatan kültürel değerlere sahip olmaları ile mümkün olabilmektedir.
Bu değerlerden uzaklaşılması veya bu değerlerin hafife alınması, toplumlara hayat veren damarların tıkanması demektir ki bu da beraberinde yozlaşmış bir toplumu meydana getirir.
Böyle bir toplumun ise dadaşlık kültüründe yeri olmadığını hepimiz bilmekteyiz.
Erdal Güzel/Mart 2018

Share
#

SENDE YORUM YAZ

8+4 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • NİÇİN ADAY OLDUNUZ?

    02 Şubat 2019 Erzurum, Tüm Manşetler, yazarlar

    Erzurum’da yerel seçim süreci büyük bir ivme kazanırken,  siyasi partiler adaylarının hemen hemen tümünü belirledi. Farklı platformlarda çeşitli partilerin adaylarıyla karşılaşma imkânı buluyoruz. Belediye başkanlığı önemli bir görev, kentlerin gelişmesinde yerel idarelerin önemli bir yeri var. Yerel seçimlerde siyasi partilere tercihlerden çok adayların donanımları ve projelerine oy verilmesi gerektiğini düşünenlerdenim. Donanımlı ve birikimli adayların, kendilerini çok iyi anlatması gerekiyor. Erzurum geçmişe göre daha iyi duru...
  • İKİMİZ BİR FİDANIN GÜLLER AÇAN DALIYIZ!

    08 Ocak 2019 Tüm Manşetler, yazarlar

      Yalan duvarının bordür taşları; neden yüzünü asarsın “ bu havada kuramaz” Gerdiğim yayın oku hedefi bulmuyor. Yalanlara öyle kandık ki gerçeklere inanmıyoruz! Bizim nesil, siyasi liderlerini duvardan duvara halıflex kaplı, kömür sobalı ve kömürle ısınan kaloriferli evlerde otururken tanıdık ve sevdik. Şimdikileri, asansörlü kombili bilmem kaç odalı saraylarda ikamet etmelerinden sensorlu, güneş enerjili Mevlana semazenleri oldukları için mi sevemedik? Birbirlerini taşlayan, İttifak dostları bu günler “ikimiz bir fidanın güller açan d...
  • İşgal ve İstila altındayız…

    12 Aralık 2018 Erzurum, Tüm Manşetler, yazarlar

      İşgal ve İstila altındayız... Kestirmeden gideyim, lafı uzatmaya, dolandırmaya gerek yok. Suriyeli sığınmacılar son 5 yıldır en önemli sorunumuz olmuştur. Türk Milletine harcanması gereken. Ancak, sığınmacılara harcanan 35 Milyar Doları geçtik. 5 Milyonluk Mülteci sayısı, Ülkemizin BEKA sorunu olmuştur. Ve; Tahammül edilebilir olmaktan çıkmıştır artık! Türk Milleti bu durumdan büyük rahatsızlık duymaktadır. Yapılan araştırmalar ve anketlerde bu durum açık ve net ortaya çıkmaktadır. Sığınmacılar, mutla...
  • Bencil Siyasilere…

    24 Kasım 2018 Erzurum, Tüm Manşetler, yazarlar

        Adamlar yıllarca Milletvekilliği yapmışlar. Bakanlık yapmışlar. Genel Başkan Yardımcısı olmuşlar. Yetmemiş. Grup Başkan vekili. Parti sözcüsü olmuşlar. Yani her şey olmuşlar. Oturmadıkları koltuk kalmamış. 15-20 yıldır siyaset sahnesindeler. Gözleri şimdi de Belediye Başkanlığında. Sanki bu Millet onlara mecbur. Onlar olmazsa ülke yok olacak. Bu ne menem bir sevdadır? Bu nasıl bir ego'dur? Gözü doymazlıktır? Böylesi bir bencillik anlaşılır gibi değil. Kimseye ön ve yol vermiyorlar. Varsa yoksa 'B...