logo

30 Kasım 2020

KİTAPSEVERLERE SIRADIŞI BİR ÖNERİ: ‘’ DEHŞETÜL VAHŞET’’

 

KÜLTÜR SANAT HABERLERİ

Yasin Bican tarafından kaleme alınan ‘’DEHŞETÜL VAHŞET’’ isimli eser okuyucudan tam not aldı.

Sıradışı bir öykünün ele alındığı kitapta,  sıradan bir hayattan, kadim güçlerin kozlarını paylaştığı kıyamet savaşına uzanan, soluk soluğa okunacak bir heyecan fırtınası ele alınıyor.

Kitap, kahramanın kış aylarının etkisini yaşayan Ankara sabahına gözlerini açması ile başlar. Bir inşaat firmasında arşiv görevlisi olarak çalışan Kürşat Büyükkaya, siyah giysiler giyen bir adam tarafından gözetlendiği hissine kapılır. Yoğun iş temposundan ve günlük yaşamın stresinden uzaklaşmak için gittiği barda Aslı ile tanışır. Aslı, her ne kadar Kürşat istemese de kendisini misafir ettirmeyi başarır. O gece Kürşat, birkaç gündür onu takip eden yabancıyı yatağının hemen başucunda görür, evine izinsiz giren bu yabancı, ona dört büyük melekten, Azrail olduğunu ve ona bir görev getirdiğini söyler. Gündelik yaşamından sıkılmış olan Kürşat, ona sunulan bu teklifi fazla diretmeden kabul eder. Böylelikle yepyeni bir dünyanın kapılarını aralamış olur. Bu sırada, dünyanın dört bir yanında istihbaharat toplayan Vatikan, durumdan haberdar olur. İşin iç yüzünü öğrenmek isteyen Vatikan, Papa’nın sağ kolunu bu göreve gönderir. Baş papaz Luscious, apar topar Ankara’ya gelip bu kişiyi öğrenmek için gerekli hazırlıklara başlamıştır. Yeni güçlerini kazanmak için koza dönemine girmiş Kürşat, yepyeni birisi olarak koza döneminden çıkar. Bu özelliklerin sayesinde karşısındaki insanlar ona daha farklı gözle bakmaktadır. Çevresinde saygı gören, konuşması, oturup-kalkması, hareketleri ile muhteşem birisi haline gelmiştir. Ankara’ya gelip Kürşat’ı takip eden Luscious, istediği adamı elde edebilmek için küçük birtuzak hazırlar. Ne var ki hazırladığı tuzak elinde patlar ve cehennem bekçisi ilk kez o gece yüzünü gösterir. İlk mağlubiyetini yaşayan Luscious, neyle karşı karşıya olduğunu anlamıştır. Bu sırada olayları takip eden Şeyh, kendisini ve tarikatını bu savaştan uzak tutmak için gerekli çalışmaları yapar. Zamanla güçlerinin derinliğini öğrenen cehennem bekçisi, karşısına çıkan görevleri eksiksiz bir şekilde yerine getirmektedir. Dünya düzenini bozan, pislik içerisinde yaşayan, kötülüğü dünyaya nam salmış kişileri tek tek öldürüp cansız başlarını kazıkların üzerinde insanlara sergilemektedir.  Ayrı yaşamaya daha fazla dayanamayan Aslı, bir bahane bularak Kürşat’ın yanına taşınmayı başarır. Kısa zaman içerisinde birçok değişiklik yaşayan Kürşat, bu olayı da fazla diretmeden kabul eder. Lakin yeni bir tehlikeyi de böylelikle kabullenmiştir, Aslı koruması gereken bir diğer kişi olarak onun yanındadır şimdi. Kötüler bu tek düşmana karşı birleşerek güçlerini arttırma yoluna gitmişlerdir. Artık, cehennem bekçisi için işler daha zorlu bir hal almaya başlar. Yaptığı görevin zorluklarından ötürü yorgun düşen Kürşat, öğretmeni olan Azrail’e sığınır. A’raf’a yapılan kısa bir ziyaret ile neyi, neden yaptığını anlayan Kürşat, görevinin bilincinde olarak dünyaya geri döner.  Karanlık inde güçlerini birleştirmiş kötülerden oluşan grup, cehennem bekçisinin dikkatini çekecek şekilde bir saldırı planı hazırlamaktadır. Eş zamanlı olarak dünyanın dört bir yanında saldırılar patlak verir, aynı zamanda karanlık grup, Kâbe’ye saldırmıştır. Cehennem bekçisinin ağa düşmesi ile saldırıya geçen grup, düşmandan kurtulmak için var güçleri ile saldırır. Ne var ki cehennem bekçisi o kadar kolay lokma değildir, saldırılarının boşa çıktığını son anda anlayan grup, iki önemli üyesini kaybeder. Yoluna artık dört kişi devam etmek zorunda kalan grup, daha habis planlarla cehennem bekçisine saldırmak için hazırlanmaktadır. Kâbe’ye yapılan saldırıyı fırsata dönüştüren karanlık grup, üçüncü dünya savaşının temellerini atmıştır. Cinler ve insanlardan oluşan karanlık grup, bir makinenin çalışan dişlileri gibi dikkatli adımlar atarak savaşı başlatır. Savaşın iç yüzünde olanları daha sonradan öğrenen cehennem bekçisi her zamankinden daha fazla çalışarak savaşı durdurmanın yollarını aramaktadır. Ne var ki savaş hiç beklenmedik bir şekilde patlak verir, artık tek yapabileceği şey, daha fazla ilerlemeden bu katliama son vermektir.  Cehennem bekçisi, birleşik Arap kuvvetlerinin karşısında bulur kendisini. İlerlemekte kararlıolan askerleri durdurarak savaşa son verir, karanlık grubun kontrolünde olan lideri de ortadan kaldırdıktan sonra endişelenilecek bir şeyi kalmamıştı. Bu yenilgiyle beraber deliye dönen karanlık grup içindekiler, sabırsız hareket eden cini kontrol etmekten vazgeçip düşmanın üzerine gönderirler. Azılı düşmanı ile karşılaşan cehennem bekçisi bir anlık gafletinin sonucunu canı ile ödemekten son anda kurtulur.  Bir anlık boşluğunda sevdiği kadını kaybeden cehennem bekçisi, karanlık grubu dağıtmak için ant içmiştir. Ne var ki karşılaştığı şey beklediğinden daha fazlasıdır. İblis ile yüz yüze kalmıştır, dört büyük melekten Cebrail’in gelmesi ile savaş başlamadan biter. Karanlık grup dağılır ve dünya yeni bir düzen alır. Cehennem bekçisi görevini layığı ile yerine getirmiştir ama sevdiği kadını kaybetmiştir. Günler birbiri ardına devam eder, yeni dünyada umudunu kaybetmiş, evinde oturduğu bir gün görev çağırısı ile gözleri açılır. Görev alanına gittiğinde gerçek görüntüsü ile Azrail’i görür. Tam o anda duyduğu ses, kontrolünü yitirmesine sebep olur. Sur’a üflenmiş, kıyamet günü gelip çatmıştır

 

Hiç yayınları tarafından  okuyucuya sunulan kitap korku ve gerilim kitapları arasında favoriler arasında yer alıyor. Kitap, Metal Fırtına kitabının yazarı Orkun Uçar  ve Alamut Kalesi  kitabının yazarı Coşkun Mutlu gibi fantastik edebiyat yazarlarından tam destek aldı.

 

 

 

 

Share
#

SENDE YORUM YAZ

9+3 = ?

bahis siteleri Betboo giriş